Hafif bir rüzgar esintisiyle salına salına yürüyorum. Elim; boş, manasız, şirazesi kaymış şekilde ileri geri sallanıyor. Hipnoz olmuş gibi sadece kaldırım taşlarını seyrediyorum. Arada kafamı yukarı kaldırıp gökyüzünü, ayı, yıldızları görmek içimden gelmiyor değil. Fakat tam bu eylemi gerçekleştirmeye karar verdiğim sıra meşguliyetlerim, planlarım, yaptıklarım, yapamadıklarım, pişmanlıklarım, keşkelerim geliyor aklıma. Arka arkaya gelen düşünceler arasında gökyüzü yalan oluyor. Ay ve yıldızlar parlamaya devam ediyor. Bana küsecek halleri yoktu ya. Şu çöplükte bir sigara izmaritiyken ne haddime ay bana darılacaktı? Adım seslerimden yalnızı yok bu dünyada. Bir ve iki... Koyun gibi birbirini takip eden aynı ritimdeki adımlar. Ama onları suçlayamıyorum. Adımlarım beni boş sokaklara sokuyorsa ayaklarımın suçu ne?
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar


Yorumlar
Yorum Gönder